Cumartesi 25 Nisan 2026 - 15:28
Necef Eşref Cuma İmamı: Amerika'nın Irak'ın İçişlerine Müdahalesini Reddediyoruz!

Havza / Necef'te kılınan Cuma namazı hutbesinde gündeme ilişkin konuşan Hüccet-ül İslam Kabançi gelecekte büyük güçlerin çöküşüne şahit olunacağını vurguladı. Hüccetü'l-İslam Kabançi ayrıca şehit Sadr'ın şehadetinin yıldönümüne denk gelen bu günlerde bir anekdot paylaştı.

Havza Haber Ajansı'nın çeviri grubunun bildirdiğine göre Necef Eşref Cuma İmamı Hüccetü'l-İslam ve'l-Müslimin Seyyid Sadreddin Kabançi, Necef Eşref'teki Fatımiye-i Azam Hüseyniyesi'nde irad ettiği cuma hutbesinde şunları söyledi: "Batı dünyasında, Amerika ve Avrupa'da, dini liderlik ile siyasi liderlik arasındaki çatışma şiddetlenmiştir. Papa XIV. Leo, Afrika kıtasına yaptığı tarihi ziyareti sürdürürken, 'Dünya, savaşlar için yüz milyarlarca dolar harcayan bir avuç zorbanın elinde yok olmaya doğru gidiyor' diyerek Amerika'nın politikalarını eleştirmiştir. Aynı zamanda, ABD piskoposları dünya Katolik kilisesi liderine desteklerini açıklarken, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı, Papa'nın bu açıklamalarını açıkça eleştirmiştir."

Hüccetü'l-İslam Kabançi, Papa'nın yakın zamanda Kamerun'da söylediği şu sözleri de aktardı: "Dini ve Tanrı'nın adını kendi askeri, siyasi ve ekonomik hedeflerine ulaşmak için kötüye kullananlara lanet olsun. Onlar, bu paraların sağlık ve eğitime harcanması gerekirken, milyarlarca doların katliam ve yıkıma harcandığı gerçeğine göz yumuyorlar."

Necef Eşref Cuma İmamı şu değerlendirmede bulundu: "Bu sözler, Batı dünyasında yakın bir çöküşe yol açacak olan krizin bir göstergesidir; gelecek, Batı'daki büyük güçlerin sonuna tanık olacaktır."

Hüccetü'l-İslam ve'l-Müslimin Seyyid Sadreddin Kabançi, hutbesinin bir diğer bölümünde şunları söyledi: "Şehit ikinci Sadr'ın şehadet yıldönümünde, Baas rejiminin işlediği suçları anıyoruz. Burada, Zikar (Dhi Qar) Kuvvetleri Komutanı tarafından 'Genelge' başlığıyla Saddam'ın Fedailerine hitaben yazılmış bir mektubu okuyorum. Bu mektupta şu ifadeler yer alıyor: '03.10.2001 tarihinde, cumhurbaşkanının fotoğrafını yırttığı gerekçesiyle bir suçlunun (ismi silinmiş) sağ el parmaklarının kesilmesi hükmü; Saddam'ın Fedaileri denetçisi, Zikar Valisi ve bu ildeki Parti Şube Sekreteri'nin huzurunda infaz edilmiştir.' 01.11.2001 tarihini taşıyan bu mektup, melun Saddam rejiminin suç belgelerinden biri sayılmaktadır."

İç meseleler bağlamında artan fiyatlara değinen Hüccetü'l-İslam Kabançi sözlerine şöyle devam etti: "Burada, Hz. Emirü'l-Müminin'in (a.s.) Malik Eşter'e yazdığı mektupta buyurduğu gibi: 'Tacirlere ve zanaatkârlara iyi davranılmasını tavsiye et...' ve mektubun devamında şöyle buyurur: 'İhtikârı (karaborsacılığı/stokçuluğu) engelle, çünkü Resulullah (s.a.a.) bunu yasaklamıştır. Alışveriş, adalet terazisiyle ve ne satıcıya ne de alıcıya haksızlık etmeyecek fiyatlarla hoşgörü çerçevesinde yapılmalıdır.' Ardından İmam (a.s.) şöyle ekler: 'Senin yasağından sonra kim ihtikâr yaparsa, aşırıya kaçmadan onu ibretlik bir şekilde cezalandır.'"

Hüccetü'l-İslam Kabançi: "Fakihler, piyasaya ve alıcıya zarar veren fahiş fiyatlarla satış yapmanın şer'i açıdan sakıncalı olduğunu vurgulamaktadırlar. Bu nedenle güvenlik güçlerinden, malları iki katı fiyatına satan satıcıları tespit edip haklarında yasal işlem başlatmalarını istiyoruz." dedi.

Başbakan seçimi sürecine de değinen Hüccetü'l-İslam vel-Müslimin Kabançi: "Millet, başbakan seçiminin gecikmesi üzerine yaşanan bu siyasi çekişmeden memnun değildir. Yabancıların iradesinin siyasi bağımsızlığınızı elinizden almasına izin vermeyin. İran, elçisi aracılığıyla içişlerine karışmayacağını ve kararın Irak halkına ait olduğunu açıklarken; Amerika resmi bir mesaj göndererek bir adayı reddetmiş ve bir hafta sonra başka bir kişinin de reddedildiğine dair ikinci bir mesaj yollamıştır. Bu, Irak'ın içişlerine doğrudan bir müdahale ve seçilecek başbakanın iradesini etkilemeye yönelik bir tür şantajdır. Biz bunu kesinlikle reddediyoruz." ifadelerini kullandı.

Necef Eşref Cuma Hatibi, dini hutbesinde takva tavsiyesinde bulunduktan sonra, Zilkade ayının ilk gününde Hz. Fatıma Masume'nin (s.a.) doğumunu kutlayarak İmam Cevad'dan (a.s.) şu hadisi nakletti: "Kim Fatıma'yı, hakkını bilerek (marifetle) ziyaret ederse, cennet ona vacip olur."

Hüccetü'l-İslam Kabançi, Kum şehrinde defnedilen Hz. Fatıma Masume (s.a.) hakkında İmam Sadık'tan (a.s.) da benzer bir hadis nakledildiğini ekledi: "Kim onu, hakkını bilerek ziyaret ederse, cennet ona vacip olur."

Ayrıca Zilkade ayının on birinde İmam Ali bin Musa er-Rıza'nın (a.s.) doğumuna da işaret eden Hüccetü'l-İslam Kabançi İmam Rıza'dan şu hadisi hatırlattı: "Kim beni bu gurbet diyarında (uzaklığa rağmen) ziyaret ederse, kıyamet gününde üç yerde onun yardımına koşar ve onu şu korkulardan kurtarırım: Amel defterlerinin sağdan ve soldan uçuştuğu zaman, Sırat köprüsünde ve Mizan (terazi) başında." Bu rivayet, Şeyh Saduk'un "Uyunu Ahbari'r-Rıza" adlı kitabında yer almaktadır.

Hutbenin bir diğer bölümünde hacıların Beytullahilharam'a (Kâbe) doğru yola çıktığı bugünlere değinen Hüccetü'l-İslam Kabançi: "Bu yolculuk, ruh ve bedenin bağının bir tezahürüdür; Kur'an-ı Kerim'in '...O eve (Kâbe'ye) gitmeye gücü yetenlerin haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerindeki hakkıdır' (Al-i İmran, 97) ayetiyle ifade ettiği manevi gelişimin bir halkasıdır." dedi.

Necef Eşref Cuma İmamı sözlerini şöyle tamamladı: "Öyleyse kalp Allah'a bağlı olmalı, beden de O'na kulluk yolunda hizmet etmelidir."

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha